Pardus GNU/Linux Tarihçesi

Pardus, geliştirilmesine 2003 yılında Türkiye’de ulusal ihtiyaçlara uygun, güvenli ve Türkçe desteği güçlü bir işletim sistemi oluşturma hedefiyle başlanan özgür ve açık kaynaklı bir GNU/Linux dağıtımıdır. Adını Anadolu parsının bilimsel adından (Panthera pardus tulliana) alır. Proje ilk yıllarında TÜBİTAK UEKAE bünyesinde yürütülmüş, daha sonra TÜBİTAK ULAKBİM çatısı altında sürdürülmüştür.

Pardus’un tarihi, teknik altyapısı ve öncelikli hedef kitlesi bakımından iki ana dönemde ele alınabilir.

Birinci Dönem: Özgün Dağıtım ve Yerli Altyapı (2003–2011)

  • Kuruluş ve hedef: Proje, kamu kurumlarının ve son kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayabilecek; kurulumu, yapılandırılması ve kullanımı kolay bir GNU/Linux dağıtımı geliştirmek amacıyla 2003 yılında başlatıldı. Resmi başlangıç tarihi olarak 1 Eylül 2003 kabul edilir; proje ilk yıllarında “Uludağ” (Ulusal Dağıtım) adıyla anılıyordu. İlk teknik ekip 2004 başında UEKAE bünyesinde oluşturuldu; Barış Metin, Serdar Köylü, A. Murat Eren, Gürer Özen, S. Çağlar Onur, Onur Küçük ve M. Umut Pulat gibi isimler projeye bu dönemde katıldı.
  • İlk ürünler: Kurulum gerektirmeden CD üzerinden çalışabilen Pardus Çalışan CD 1.0, Şubat 2005’te yayımlandı. Sabit diske kurulabilen ilk kararlı sürüm olan Pardus 1.0 ise 27 Aralık 2005’te kullanıcılarla buluştu.
  • Özgün teknolojiler: Bu dönemde dağıtım yalnızca paketlerin bir araya getirilmesinden ibaret değildi. ÇOMAR sistem yapılandırma altyapısı, PiSi paket yöneticisi, YALI kurulum aracı, Kaptan ilk kullanım sihirbazı, Müdür açılış sistemi ve TASMA ağ yöneticisi gibi Pardus’a özgü bileşenler geliştirildi. Yapılandırma araçlarının önemli bir bölümü Python ile yazıldı.
  • PiSi ve paket yönetimi: PiSi adı, İngilizce “Packages Installed Successfully as Intended” ifadesinin baş harflerinden oluşuyor; Türkçede “Paketler İstenen Şekilde Kuruldu” biçiminde karşılanıyordu. Kaynak ve ikili paketlerin oluşturulması, bağımlılıkların yönetimi ve sistem güncellemeleri için kullanıldı.
  • Masaüstü ve Türkçe desteği: Öntanımlı masaüstü ortamı olarak KDE tercih edildi. Türkçe yazım denetimi, yerelleştirme çalışmaları ve kullanıcı dostu grafik yönetim araçları projenin ayırt edici yönleri arasındaydı.
  • Sürüm çizgisi: Pardus 1.0’ın ardından Pardus 2007, 2008, 2009 ve 2011 ana sürümleri ile bunların ara sürümleri yayımlandı. Ayrıca kurumsal ihtiyaçlara yönelik Pardus Kurumsal 1 ve Pardus Kurumsal 2 sürümleri hazırlandı.
  • 2011–2012 yeniden yapılanması: 2011’in sonlarından itibaren TÜBİTAK’taki yeniden yapılanma sırasında proje ekibi ve yol haritası önemli ölçüde değişti; özgün dağıtımın geliştirilmesi sona erdi. PiSi ve bazı eski Pardus teknolojileri daha sonra topluluk girişimleri, özellikle Pisi Linux ve Pardus-Anka, tarafından yaşatılmaya çalışıldı. Ayrıca TÜBİTAK/ULAKBİM ile resmi bağı bulunmayan, gönüllüler tarafından geliştirilen Pardus Topluluk Sürümü (PTS) de bu dönemin mirasını sürdüren ayrı bir girişim olarak ortaya çıktı.

İkinci Dönem: Debian Tabanı ve Kurumsal Odak (2012–Günümüz)

  • Debian’a geçiş: Yeni dönemde Pardus’un Debian GNU/Linux’un kararlı sürümünü temel almasına karar verildi. Pardus 2013 Anadolu Parsı, 25 Ocak 2013’te yayımlanarak bu geçişin ilk kararlı ürünü oldu. Böylece paket yönetiminde PiSi yerine Debian’ın deb paket biçimi ile APT/dpkg altyapısı kullanılmaya başlandı.
  • Hedef kitlenin değişmesi: İlk dönemde son kullanıcı masaüstü deneyimi güçlü biçimde öne çıkarken, Debian tabanlı dönemde kamu kurumları, merkezi yönetim, güvenlik, bakım ve toplu göç projeleri daha belirgin bir ağırlık kazandı. Bununla birlikte Pardus, bireysel kullanıcıların da indirip kullanabildiği bir dağıtım olmayı sürdürdü.
  • ETAP ve FATİH Projesi: Eğitimde FATİH Projesi kapsamındaki etkileşimli tahtalar için Pardus ETAP (Etkileşimli Tahta Arayüz Projesi) geliştirildi. Dokunmatik kullanıma uygun arayüz, ekran klavyesi, ders araçları, oturum ve tahta yönetimi gibi okul ortamına özgü işlevler sundu. ETAP, Pardus’un en geniş ölçekli kullanım alanlarından biri haline geldi.
  • Kurumsal dönüşüm araçları: Pardus ekosistemi yalnızca masaüstü dağıtımından oluşmaz. Merkezi yönetim ve izleme için LiderAhenk, kimlik yönetimi için Engerek, yazılım merkezi ve göçü kolaylaştıran çeşitli kurumsal araçlar da geliştirildi. Bu bileşenler, çok sayıda istemcinin bulunduğu kurumlarda Pardus’a geçişi ve sistemlerin uzaktan yönetimini destekler.
  • Farklı kullanım senaryoları: Zaman içinde masaüstü ve sunucu sürümlerinin yanı sıra ETAP, güvenli kamu, ARM, bulut ve konteyner gibi farklı kullanım alanlarına yönelik çalışmalar yayımlandı. Masaüstünde sürüme göre XFCE ve GNOME seçenekleri sunuldu.
  • Sürüm modeli: Yeni ana Pardus sürümleri genel olarak Debian’ın kararlı sürümleriyle uyumlu bir taban üzerinde hazırlanır. Pardus ekibi Debian paketlerini, kendi depolarını, kurumsal araçlarını, yerelleştirmelerini ve varsayılan yapılandırmalarını bir araya getirerek Türkiye’deki kamu ve eğitim kullanımına odaklanan bir sistem sunar.
  • Yakın dönem sürümleri: Bu çizgide sırasıyla Pardus 15, 17, 19, 21 (Ağustos 2021, öntanımlı Xfce 4.16 / GNOME 3.38, uzun süreli destekli 5.10 LTS çekirdek) ve 23 “Ay Yıldız” (2023, öntanımlı Xfce 4.18) yayımlandı. Pardus 23 ile birlikte haftalık otomatik test sürümleri yayınlayan bir model de benimsendi. En güncel kararlı sürüm olan Pardus 25, 25 Kasım 2025’te kullanıcılarla buluştu.

Pardus’un Tarihsel Önemi

Pardus’un “yerli işletim sistemi” niteliğini iki dönem için aynı anlamda kullanmamak gerekir. 2003–2011 arasındaki Pardus, paket yöneticisinden kurulum ve yapılandırma araçlarına kadar pek çok özgün bileşene sahip bağımsız bir GNU/Linux dağıtımıydı. 2013 sonrasındaki Pardus ise Debian tabanını kullanan; yerelleştirme, kurumsal yönetim araçları, güvenlik politikaları, eğitim çözümleri ve destek hizmetleriyle farklılaşan bir dağıtımdır.

Bu dönüşüm teknik ve toplumsal açıdan tartışmalı olsa da Pardus; Türkiye’de özgür yazılım kültürünün görünürlük kazanmasına, kamuda açık standartlar ve teknolojik bağımsızlık tartışmalarının gelişmesine, Türkçe GNU/Linux araçlarının üretilmesine ve çok sayıda kullanıcının özgür yazılımla tanışmasına önemli katkı sağlamıştır.