TÜBİTAK tarafından geliştirilen bir GNU/Linux dağıtımı olan Pardus'un tanıtılması, daha yaygın olarak kullanılması ve özgür yazılımın her alanda savunulması amacıyla kurulan Pardus Kullanıcıları Derneği web sitesine hoş geldiniz.
Dernek hakkında her türlü bilgiyi burada bulabilirsiniz.
Youtube 6 aya yakındır yasaklı. Myspace, Dailymotion, Dawkins, ve nihayet Blogger yasaklandı. WordPress ve Alibaba’yı yasaklamaktan çekinmedik. Son bir yılda 5651, kişilik hakları ve fikri ve sinaihaklar nedeniyle bini aşkın webi yasakladık. Türkiye dünya internetine kendi kurallarını empoze etmeye çalışıyor ve bunu sadece yasaklarla yapmaya çalışıyor. Yapılanlar, Anayasaya aykırı, Hukukun temel ilkelerine ters, bu iş için çıkartılan 5651′ın 9. maddesini ihlal ediyor. Yasaklamalar, savunma almadan, tebliğ edilmeden, tedbir olarak alınmasına rağmen, bir ceza olarak uygulanıyor. Yasaklar, suçluyu değil, sıradan Türk yurttaşını, ve internet üzerinden iş yapmak isteyen, görüşlerini paylaşan, Türkiye’yi dünyaya tanıtmak isteyen girişimci, öncü yurttaşlarımıza zarar veriyor; yasaklar pire için yorgan yakarak adaletsizlik yaratıyor. Kanımızca, mahkemelerimiz ve diğer ilgililer kolaycı bir yaklaşımla herşeyi yasaklayarak, haksızlığa sebeb olarak suç işliyorlar; tazminat davalarına muhatab olacaklardır. Yasaklar, Türkiye’nin AB, Demokrasi ve Bilgi Toplumu projeleriyle uyuşmuyor.
Ülkemizin yasakçı bakış açısından vazgeçip, tüm dünya ile birlikte yönetişim ilkeleri ışığında internetdeki “zararlı” içerik ve bilişim suçları ile mücadele etmelidir. Bu mücadele tek başına kamu otoritesi ve mahkemelerle yapılacak bir mücadele değildir. Yasaklamalar, bilenlerce kolayca delinmekte, gittikce artan bir oranda, yurttaşların bu yasakların aşılması bilgisi yayılmaktadır. Sivil toplum örgütleri bu sürecin bir parçası olarak çalışmaya hazırdır. Yeter ki makulde uzlaşmak istensin ve diyalog kurulsun. Örneğin, çocuk pornosu, ihtihara teşvik konularındaki yasaklamaların, uzman görüşü ışığında mahkemelerce yapılmasına hiç bir itirazımız yok. “İkaz et/Kaldırt” yönteminin uygulanması istiyor, ve bu sürecin parçası olmak istiyoruz.
Kısa vadede ülkemize büyük zarar veren bu trajedinin önlenmesi için acil tedbir alınmalıdır. En başta, Ankara ve İstanbul’da 2 uzmanlaşan mahkeme geçici bir süre için İnternet yasaklarına bakmalıdır. Adalet Bakanlığı, Barolar Birliği, Yüksek Hakimler Kurulu bu konuda Sivil Toplum Kuruluşlarıyla işbirliği ile böyle bir yapılanmayı sağlamalıdır. Telekomunikasyon Kurumu, katalog suçları dışındaki yasaklamalarda da, resen yetkilerini artırmadan, mahkeme kararlarının uygulanmasında aracı olmalı; 5651/9′un uygulanmasında üzerine düşen sorumluluğu almalıdır. Ama, TK resen karar verme yetkisini acil haller dışında kullanmamalı, ilgili mahkemeden karar almalıdır. 5651′in yönetmelikleri gözden geçirilip, hem katalog dışı yasaklamalar, ve yurt içi/ yurt dışı konusu; hemde “yasaklı nesnenin kaldırılması” konusunu berraklaştırmalıdır. Youtube yasağı açmazını çözmenin tek yolu budur.
Yasakların ancak son çare olarak, bütün yollar bittikten sonra uygulaması benimsenmeli; o halde bile nesne temelli engelleme yapılmalıdır. TK bunun mali sorumluluğunu almalıdır. Nesne temelli engellemenin yapılması Bilişim Kurultayı ve İnternet Konferansı gibi açık ortamlarda ilgili taraflar ve uzmanlarca tartışılmalıdır.
Uzun vadede 5651′i kaldırıp, Siber Suçlar sözleşmesine uygun, Adalet Bakanlığı Komisyonunca hazırlanan ve askıya alınan taslakla başlayarak yeni bir düzenlemeye gitmeliyiz. Sektörle ortak yapılar (self-regulation/co-regulation) kurmalıyız.
Türkiye internetin marjinal problemlerine cok fazla enerji harcıyor. Asıl, İnterneti demokrasimizi geliştirmek, toplumsal kalkınmaya katkı vermek ve bilgi toplumu yönünde nasıl kullanırız konularına kafa yormamız gerekir.
İnternet Yaşamdır !
INETD – İnternet Teknolojileri Derneği
TBD – Türkiye Bilişim Derneği D
TİD – Tüm – İnternet Derneği
TÜBİDER – Türkiye Bilişim Sektör Derneği
LKD – Linux Kullanıcıları Derneği
TİEV – Tüm İnternet Evleri Derneği
İnternet Medyası Derneği
TKD – Türk Kütüphanecileri Derneği
ÜNAK- Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği
TÜRKMIA – Tıp Bilişimi Derneği
PKD – Pardus Kullanıcıları Derneği
BILTEDER – Bilgi Teknolojileri ve Eğitim Derneği
ODTÜMD – ODTÜ Mezunları Derneği
KAV – Katılımcı Avukat
Yurttaş Girisimi
Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları, 28 Ekim 2008
Türkiye’de GNU/Linux’un geçmişi eski olsa da, GNU/Linux’a ve Özgür Yazılım’a duyulan geniş tabanlı bir ilgiden birkaç yıl öncesine kadar söz etmek pek mümkün değildi. Uzunca bir süre sadece “bilgisayar üstatları”nın (hacker) ilgi alanı görünümünde olan GNU/Linux işletim sistemi Türkiye’de özellikle Pardus Linux dağıtımının ortaya çıkışıyla birlikte, 2005 yılından itibaren “son kullanıcı” denen kitle arasında da büyük bir ivmeyle ilgi ve yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Elbette geçen süre boyunca Türkiye’de Linux’un bilinirlik kazanması yolunda Linux Kullanıcıları Derneği’nin (LKD) ısrarlı ve azimli çalışmalarının da etkisi yadsınamaz. LKD’nin düzenlediği seminerler, yayınladığı bildiriler, sürdürdüğü belgelendirme çalışmaları ve Türkiye’de Özgür Yazılım’la ilgilenen birey, kurum ve oluşumlara verdiği destek sayesinde 90′lı yıllardan itibaren ülkemizde oluşmaya başlayan Özgür Yazılım çevresi emin adımlarla ilerlemesini ve gelişimini sürdürebilmiştir.
Pardus Linux dağıtımının Özgür Yazılım camiasındaki yerini almasıyla birlikte, genelde GNU/Linux’un, özelde ise Pardus’un yaygınlığını doğrudan etkileyen çok önemli bir sorun ortaya çıkmıştır: Özgür Yazılım camiasında kendisine yer arayan son kullanıcının, karşılaştığı bu yeni işletim sistemini kullanırken önüne çıkan engellerin nasıl bertaraf edileceği…
Bu noktada forum ve Viki tarzı oluşumlar görevlerini layıkıyla yerine getirip, 2005 yılından günümüze kadar Linux kullanıcılarının ve Linux kullanıcısı adaylarının sorunlarını çözmede büyük bir rol üstlenmişlerdir.
Bu forumlar içinde özellikle Pardus-Linux.Org, Pardus Linux dağıtımının ortaya çıkışından itibaren Pardus kullanıcılarına ve kullanıcı adaylarına verdiği teknik destek ve yardım sayesinde Pardus Linux’un bugün sahip olduğu yaygınlığı kazanmasında büyük rol oynamıştır. Pardus-Linux.Org Pardus dağıtımının yanısıra genel olarak öteki dağıtımlara destek vermeyi de sürdürmektedir. Dolayısıyla, Pardus-Linux.Org portalı bu yaklaşımıyla; Pardus’un bir Linux dağıtımı olduğunun bilincinde olarak, Linux ve Özgür Yazılım felsefesine tamamen aykırı olduğu ölçüde hatalı da olan sıfatları Pardus’a yakıştırmayarak ve her zaman bu tür çabalara karşı çıkarak, sadece Pardus Linux dağıtımına değil, aynı zamanda genel anlamda Linux camiasına olan gönül borcunu da ödemekte, GNU/Linux’un evrensel bir proje olduğunu her fırsatta hatırlatmaktadır.
Pardus-Linux.Org, şimdiye kadar kullanıcılarına sunduğu teknik destek, belgelendirme ve pisi paket depoları gibi hizmetlerin yanısıra şimdi de Pardus kullanıcılarını bir dernek çatısı altında toplama çalışması yürütmektedir. Linux Kullanıcıları Derneği’nden ilham alınarak oluşturulan ve Pardus Kullanıcıları Derneği adını taşıyan bu oluşum, Türkiye’deki Pardus kullanıcılarını bir çatı altında toplayarak Pardus Linux’un ülkemizde ve dünyada yayılmasını daha da hızlandırma gayesi gütmektedir. Pardus Kullanıcıları Derneği; Pardus kullanıcılarını tek çatı altında toplama gayesi gütse de, etrafta halihazırda mevcut bulunan büyük veya küçük Özgür Yazılım Toplulukları’nı, yok edilmeleri gereken birer rakip veya “düşman” olarak görmemektedir. Pardus-Linux.Org ve Pardus Kullanıcıları Derneği kendisi dışında var olan ve var olacak Özgür Yazılım oluşumlarını, emeği israf eden ve ne idüğü belirsiz gruplar olarak değil, verimli bir çoğulculuk ve çeşitliliğin parçaları ve temsilcileri olarak görmektedir. Bu bakımdan Pardus-Linux.Org ve Pardus Kullanıcıları Derneği; bir GNU/Linux dağıtımının büyümesindeki en kritik noktanın, gayri-resmi oluşumlar ve gerçek anlamda özgür toplulukların bulunuşu olduğuna inanmaktadır. Pardus-Linux.Org ve Pardus Kullanıcıları Derneği bu anlamda Ubuntu Linux ve Debian Linux dağıtımlarının gelişiminde gayri-resmi ve özgür toplulukların oynadığı rolü referans olarak göstermektedir. Pardus-Linux.Org ve Pardus Kullanıcıları Derneği’nin bir başka referans noktası da tabii ki Debian Toplumsal Sözleşmesi’dir (http://www.debian.org/social_contract.1.0.tr.html).
Pardus-Linux.Org ve Pardus Kullanıcıları Derneği; Pardus Proje Yöneticisinin de Debian Toplumsal Sözleşmesi’nde belirlenen ilkeleri en azından gözden geçirmesini beklemektedir.
Ancak son günlerde yaşanan bir olay bizim yukarıdaki temennilerimizin boşa çıkarıldığını göstermektedir ne yazık ki:
Bilindiği gibi, Linux Dağıtımlarının bir arada tanıtıldığı en önemli çalışmalardan bir tanesi de Distrowatch projesidir (www.distrowatch.org). Bu sayfalarda Linux dağıtımları hakkında genel bilgiler verilmekte, her dağıtımla ilgili olarak nerelerden yardım alınabileceği de bir tablo halinde bizlere sunulmaktadır. Son günlere kadar Pardus sayfasında bulunan tablo içinde Pardus-Linux.Org sitesi de Pardus destek kanalı olarak tanıtılmaktaydı. Ancak birkaç gün önce Distrowatch sitesini ziyaret edenler Pardus-Linux.Org’a ait bağlantıların tamamen kaldırıldığını gördüler. Bunun üzerine, durumun sebebini soran bir e.posta’yı Distrowatch’ın yöneticisine gönderdik. Gelen cevap aslında pek de şaşırtıcı değildi. Pardus Proje Yöneticisi Sayın Erkan Tekman’ın, Pardus-Linux.Org’u Distrowatch’a şikayet ederek, Pardus-Linux.Org’a giden bağlantıların Distrowatch’tan kaldırılmasını istediğini öğrendik.
Pardus-Linux.Org portalı ile Pardus Proje Yöneticisi ve bazı geliştiriciler arasında belli birtakım sebeplerden ötürü uzun süredir bir anlaşmazlık olduğu bilinmektedir. Pardus-Linux.Org olarak şimdiye kadar bu sorunların kendi aramızda çözülebileceği umudunu taşıyorduk. Ancak Pardus Proje Yöneticisi, ilgili tarafa bir açıklama yapma gereği bile duymadan, sorunun yayıldığı alanı genişletmeyi tercih etmiştir. Artık Sayın Erkan Tekman’ın sayesinde sorunlar sadece Türkiye Özgür Yazılım topluluğuna değil, yurt dışındaki topluluklara da aksettirilmiş olacaktır. Bugüne kadar ilgili tartışmaların hep Türkçe yürütülmesi sebebiyle, olayların, anadili Türkçe olmayanlarca derinlemesine anlaşılmasının imkansızlığını da düşünerek mevcut sorunlarla ilgili tartışmaların en azından belli bir çevrede kalmasını tercih ediyorduk. Ancak aynı hassasiyeti Proje Yöneticisinden görememiş olmanın üzüntüsünü yaşadığımızı belirtmek isteriz.
Türkiye’de Açık Kaynak, Özgür Yazılım ve GNU/Linux’un gelişimi için yıllardır beklenen ivme tam yakalandığı bir sırada, etraftan gelebilecek en ufak destek girişimini dahi yüreklendirecekleri, bu girişimleri kucaklayacakları yerde, baltalarını kuşanıp saldırıya geçmeyi tercih eden bir zihniyetin Pardus’u ne derece ileriye taşıyabileceği ve Pardus’u daha ne kadar “yönetebileceği” sorusunu da bu vesileyle gündeme getirmek istiyoruz.
Kendileri dışında, özgür yazılıma ait üretilen her değeri “emek kaybı”, “fork”, “ne idüğü belirsiz” diye nitelemekten kaçınmayan bu zihniyete rağmen Linux sevenleri Pardus’a her zamankinden daha fazla destek olmaya davet ediyoruz.
Derneğimiz hakkında bilgi eksikliği veya bizim eksik bilgilendirmemizden ötürü son günlerde resmi, gayri resmi; ciddi ya da dedikodu şeklinde birtakım açıklamalar yapıldığı görüldüğünden kamuoyunu bilgilendirmek için işbu basın bildirisi zorunlu hale gelmiştir.
Ulusal Dagıtım Projesi yöneticisi olarak bildiğimiz Erkan Tekman adıyla ve Tübitak Hukuk Müşavirliği imzası taşıyan resmi hiç bir web sitesinde yayınlanmasa da Derneğimiz hakkında kuşkuya yol açacak şekilde e.posta listelerinde, bloglarda ve irc kanallarında dedikodu niteliğinde bazı asılsız bilgilerin paylaşıldığı görülmüştür.
Derneğimiz hakkında şu ana kadar açılmış ve tarafımıza tebliğ edilmiş bir dava bulunmamaktadır. Derneğimiz sivil bir topluluk olup, hiç bir kamu tüzel kişisi veya başka
ticari ya da özel faaliyet gösteren bir kurumla ilintili değildir. Derneğimiz tamamen özgür, tamamen bağımsız ve tamamen yasalara uygundur.
Gerek isim belirlenirken, gerekse tüzük hazırlanırken patent ve markaya dair tüm konular konuşulmuş ve araştırılmıştır. Tübitak adına yapılan talihsiz beyanlardan sonra dahi marka ve patent hususları hukuk camiasında enine boyuna tartışılmış ve sakıncalı hiçbir durumun görülmediği ortaya çıkmıştır. Bundan sonra da önümüze yasal zorunlulukların çıkması halinde elbette Derneğimiz bu zorunluluklara da uyacaktır.
Bundan böyle Pardus’a, Pardus-Linux.Org’a ve Pardus Kullanıcıları Derneği’ne hesapsızca saldırıda bulunan kim olursa olsun uyarılmaksızın cezai ve hukuki takibata geçilecek, ortaya çıkacak durumun sorumluluğu da özgür yazılıma düşman kişilerin omuzlarında olacaktır.
Kamuoyuna Duyurulur.
Pardus Kullanıcıları Derneği Adına
Başkan Av. Nihad Karslı
05.08.2008